Bebek Nasıl Emzirilir

Emzik nasıl verilir ?

İlk önce eller güzelce sabunlanır, tırnaklar fırçalanır, meme başları kaynatılıp ılımış veya karbonatlı suyla silinir. Rahat bir pozisyonda oturulur, kolun altına bir yastık, ayaklara da bir destek konur. Bebeğin başı annenin dirsek boşluğuna gelmelidir. Anne eğilmeden çocuğu hafif meyilli tutarak, meme verme pozisyonuna girer ve bebeği emzirir.

Çocuk hemen ağzını açar, bu yeni doğan bebeklerde reflekstir. Anne serbest kalan elinin ikinci ve üçüncü parmağı yardımıyla, meme başını bebeğin ağzına sokar ve göğüsü hafifçe sıkarak, emziğe yardımcı olur. Bu arada bebeğin burnunun tıkanmamasına dikkat edilmelidir. Emzirmenin başlangıcında, emme gücü yüksektir. İki-üç dakikada, bir emzik süresinde alınması gereken sütün, büyük bir bölümü alınmış olur. İlk emzik 5-6 dakikadır. Günde 4-5 defa yeterli olmaktadır. Dördüncü günden sonra üç saatte bir, günde 6-7 kez emzirme, beslenmeyi sağlar. Çoğu zaman iki göğüs kullanılır ve boşaltılır. İkinci emziğe en son verilen göğüsle başlanır.

Anne, meme başlarını çatlaklardan korumak zorundadır. Aksi halde meme başlarından yaralanmalar oluşur. Kendinin ve bebeğin sağlığını etkiler. Uzun emzirmelerde bebek annenin memesini çiğnemeye başlarsa, meme başı yaralanmaları kolaylaşır. Emzirmeden sonra göğüs başları steril su ile silinip, üzerine steril gaz kompres konup, pamuklu sütyen ile korumaya alınmalıdır. Dar sütyenler kullanılmamalıdır.

İlk Emzirmede Görülen Zorluklar

Göğüs başları çıkmamış veya küçük olursa bebek emmede zorluk çeker, huysuzlaşır. Bu durumda süt çekicileri kullanmak, biberon veya kaşık yardımıyla çocuğu doyurmak gereklidir. Kaşıkla verilmede anne sütünün bir kısmı ziyan olur, anne göğsüne uygun biberon emziği kullanılarak biberon verildiğinde, çoğu zaman bebek anne memesini bırakır. Çünkü biberonlar daha rahat bir emişe sahiptir. Ama çocuk, en iyi gıda olan anne sütünden mahrum kalır.Doğumdan önce göğüs başına yapılan masajlar etkisizdir. En iyi masajı, bebeğin kendisi yapar.
Bazı bebeklerde ağız şekil bozuklukları veya zayıflıktan dolayı emme güçlüğü olabilir. Bu durumlarda da biberon veya kaşık yöntemini kullanmak daha doğru olacaktır.

Yeni doğan bebeğin yorgun olması, birkaç gün devamlı uyumak istemesi aileyi telaşlandırmamalıdır. Sabırla beklemek gereklidir, ancak annenin dolu olan göğüslerini mutlaka boşaltmak gereklidir. Çünkü memelerde biriken süt, hem ağrı yapar hem de süt yapımının durmasına sebep olur.

Süt Gelmesinin Gecikmesi


Anne göğsü, süt yapımında bazen bir iki hafta kadar gecikebilir, paniğe kapalmaya gerek yoktur. Sinirleri bozulan anne başarısızlığa uğrarsa, sütten tamamen kesilebilir. Yapılacak en önemli iş, annenin her emzikte iki göğüsünü de verip, tamamen boşalmasını sağlamasıdır. Süt, hiç bir yol denenmeden direkt biberon ile verilmeye başlanırsa, çocuk buna çabuk alışır ve en değerli gıda olan anne sütünden mahrum kalır.
Genelde iki üç hafta sonra süt, düzenli olarak gelmeye başlar. İstatistiklere göre anne sütü, yüz kadının sadece dört tanesinde olmaz. Bilmeden, istemeyerek veya isteyerek süt kesilirse, bundan en çok zararı bebek görür.

Günlük ihtiyacın üçte biri, anne sütüyle temin edilebilirse, emzirmeye devam edilmelidir. Daha az miktarda olursa vazgeçilebilir. Fakat anne sütünün bir damlasının bile çocuğa faydası vardır.

Anne göğüsünün büyüklüğü ve küçüklüğü, süt yapımının azlığıyla ve çokluğuyla hiçbir alakası yoktur. Bazen büyük göğüslerde az, küçük göğüslerde çok süt olabilmektedir.

İlk emziklerde çocuğu hıçkırık tutması normaldir. Bu durum anneyi üzebilir. Hıçkırıktan bebeğin sırtına hafif vurma ve limonlu şekerli su ile kurtulabilirsiniz.

Bazen çocuk çok aceleci ve iştahlıdır. Bu sebeple fazla hava yutarlar. Nefes yoluna biraz süt giderse aksırır, öksürür ve kusmalara sebep olabilir. Bu gibi şikayetler, emzirme tekniğine uygun hareket etmekle ve gazını çıkartmakla giderilir.

Çocuk çok süt aldı diye endişelenmeye de gerek yoktur. O lazım olduğu kadar emer, fazla emmekle çatlamaz, burada “çocukların midesi büyüklerin kafasından iyi çalışır.” sözünü de hatırlatmak lazım.

Emzirmenin Zamanı

Yeni doğan çağında, yani ilk dört hafta içinde bebeğe belirli saatlerde mi, yoksa bebek ağladıkça mı emzik verilmelidir?
Bu konu ile ilgili bir fikir birliği yoktur. Normal beslenen bebek, dört-altı hafta içinde mama saatini kendisi ayarlar. Bebeği zorlamaya hiç gerek yoktur. Günde 5-6 defa emzirmek yeterlidir. Gece emzirmek gereksizdir. Ancak, bebek isterse uymak lazımdır. İki emzik arası, 3-3.5 saati geçmişse, uyuyan çocuk uyandırılmalıdır. “Uyku gıdadır.” diye aç bırakılmamalıdır.

Anne Sütünün Yetmezliği

Anne sütünün besleyip beslemediğini anlamak için çocuk sık aralıklarla tartılır. İlk 6 ay içersinde 25-30 gr kadar almalıdır.
Kaka: Anne sütünü alan çocuğun kakası altın sarısı rengindedir. Dışarıda kalırsa yeşil renk alır. Kıvamı yumurta çalkantısı gibidir. Kokusu, ekşi süte benzer. Günlük kaka sayısı 1-6 kadardır. Üç-dört gün, kaka yapmadığı da olabilir. Ancak bu enderdir ve ilaç kullanmak gerektirmez.
Su İhtiyacı: Yeni doğan bebeğe istediği kadar su verilir. Kaynamış, aynı kapla ılınmış suya, yüzde 5 şeker konur. Orta boy çay bardağına, bir silme tatlı kaşığı toz şeker ilavesi yapılabilir. Çocuk isterse kaşıkla da verilebilir.

Anne Sütü Arttırılır Mı ?

Anne sütünü arttıran bazı ilaçlar mevcuttur. Bunlar meraklorpramit, reserpin, metildopa gibi ilaçlardır. Bazı olumsuz etkilerinden dolayı kullanılamazlar. Anne sütünü çoğaltmak için rejim yapmaya gerek yoktur. Ancak yorgunluktan kaçmak, dengeli beslenmek, iyi bir uyku düzenine sahip olmak anne sütüne olumlu etki yapacaktır. Anne sütünün yapımında ve bunun devamında en önemli etken düzenli aralıklarla memenin boşaltılmasıdır.

Anne Sütünün Yeterliliği

 

Yeterli beslenen çocuk, her emzikte aynı miktarda süt almaz. Bu 90-200 cm küp arasında değişir. Kilo artışları azalıp çoğalmalar gösterebilir. Bu konuda 4 önemli noktaya dikkat edilmelidir.

  1. Üç saat aralıkla her iki memeyle, 10’ar dakika, toplam 20 dakika emzirilmelidir. Bundan sonraki ölçülmelerde 100-200 cm küp kadar süt almışsa yeterli ve sağlıklı beslenme sağlanmış olur.
  2. Çocuk muntazam uyuyor, gereksiz ağlamıyor ve kilo da alıyorsa “anne sütü yeterli” denir.
  3. Meme, emzirme saatleri arasında dolar. Çocuk emzirirken diğer göğüsten süt akıyorsa süt yapımının yeterli olduğu anlaşılır.
  4. Çocuk memeyi emerken, her emmeden sonra bir yutma oluyorsa “süt salgısı iyidir” denir. Ama dört beş emmeden sonra yutma oluyorsa, süt yapımının azlığı söz konusudur.

Şiddetli spor yapmak, kilo alma endişesiyle diyet yapmak, annenin asabi düzenini bozacak bir yaşam şekline, gece uykusuzlukları da eklenince süt yapımı azalır, hatta kaybolur.

Yeni Doğan Bebeği Sütten Kesme Durumu

Beslenemeyen çocuklarda, “anne sütü yaramıyor” diye olumsuz bir düşünce vardır. Bu yanlış bir düşüncedir. Doğrusu ” anne sütü yetmiyor” olmalıdır.

Anne sütü alan çocuklar görülen kusma, sancı, yeşil ve sulu kakadan, ilk önce anne sütü suçlanır, ama sebep çoğu zaman başkadır. Bunlardan bazıları:

  1. Kusmalar inatçı olursa, kısa bir emmeden sonra biraz beklenip, gene kusarsa, mutlaka tıbbi kontrolü yapılmalıdır. Ondan sonra emzirmeden kesme sorgulanabilir. Anne sütü alımlardan sonra, kaka yeşil sulu ve mukuslu (balgam görünüşlü) ise, buna ileri derecede gaz ve sancı da eklenirse, aynı zamanda kilo almadığı da tespit edilirse anne suçlanır.
  2. Çocuk emdikten sonra kusar, sancı, gaz ve sulu kaka yapar, fakat kilo alıyorsa anne sütü kesilmez.
  3.  Bebeğin kakası sert, şekilli beze bulaşmaz katılıkta olup, günlerce gecikirse ve kilo alma durursa, gerekli tıbbi önlemlerin yanında, ek besinlere de ihtiyaç olduğu sonucu çıkabilir.
  4.  Anne bebeğini sütten kesmek kararını almadan önce, bütün çareleri denemeli ve direnmelidir.
  5. Meme başlarındaki çatlaklar oluşursa anne sütü, süt çekecekleriyle alınıp kaşıkla veya biberonla verilmelidir. Çünkü aç çocuk meme emerken, anneye çok zahmet verir ve sağlık sorunlarına yol açabilir.
  6. Eğer meme başları gerekli şekilde korunmazsa, meme çatlakları yaraya dönüşür, apseler oluşur, bu durumda emzirme derhal durdurulmalıdır. Durdurulmaz ise hem çok ağrı olur, hem de çocuğa mikrop nakledilir. Çocuğun hasta olmasına sebep olunur. Anne tedavi olana kadar süt verilmemeli ve memeler boşaltılmalıdır. Bu süreçte suni beslenme uygulanabilir.
  7. Orta şiddetli hastalıklarda süt kesilmez. Gribal enfeksiyonlarda, anne maske takarak, çocuğu emzirmelidir.
  8. Tifo, gebelik tüberküloz, nefrit gibi ağır hastalıklarda da süt kesilmelidir.
  9.  Emme refleksi olmayan veya çok az olan, güçsüz bebeklerde anne sütü alımı güçleşir. Anne sütü çekecekleriyle alınır, biberon veya kaşık ile bebeğe verilmeye çalışılır.
  10. Ağız anomolileri, yarık damak, tavşan dudağı, emmeye engel olabilir.
  11. Doğuştan var olan burun tıkanıklığı emmeyi engeller. Çocuk emerken morarır. Emzik bitiminde morluk geçer. Bu durumda sütten kesme düşünülebilir.
  12. Ağır enfeksiyonlar, zatürre, yüksek ateş, su kaybı, emme refleksinin kalkma sebebi olabilir. Çocuk anne sütünü kendiliğinden bırakır.
  13.  İleri derecede zayıflık, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları da emme refleksini kaldırır. Geniş ağız yaraları, ileri derecedeki pamukçuk da emme güçlükleri yaratır, tedavi olana kadar geçici suni beslenme tercih edilir.

İlaçlar ve Anne Sütü


Yabancı kimyasal maddelerin, anne sütüne geçebildiği ve bebekler üzerindeki yan etkileri, her zaman göz önünde olmalıdır. Bu konu ile ilgili insan ve hayvan tecrübeleri henüz noktalanmış değildir.
Annenin sütünde barınan ilaçların ve artık maddelerin dışarı atılımında, memenin rolü çok azdır. Alınan ilaçların, kanda uzun süre bulunması süte geçme ihtimalini arttırır.
Süte geçen ilaçların bir kısmı proteinlere bağlanır. Bir kısmı da sura erimiş haldedir. Anne sütüne geçmiş ilaçların bir bölümü, bebek bağırsağında emilemez.

Bir Cevap Yazın